6 Aralık 2012 Perşembe

alternatif yılbaşı ağacı

Yılbaşı ağacı sevmiyorum desem?Yapmacık geliyor nedense..O tuhaf plastik gibi yapraklar falan, cık, bana göre değil..Bir de şimdi oğluştan sonra güvenli de değil..
 Aşağıda çok cici fikirler var:











Bunları örebilirim ben kendim, yuppi!!

Masaya çatal bıçakların altına servis gibi de konulabilir.

tembelin havalı yılbaşı sofrası



Yılbaşı sofrasına enfes fikirler:


Mozaik pasta sevmeyen bir insan hayal dahi edemiyorum. Starbucks kahve çubuklarını içine geçirdik mi üçgen dilimlerin alın size enfes bir yılbaşı pastası. Tembele iş sorun size kolayını söylesin der ananem;


Evet çilek mevsimi değil ama sizce de bir günlüğüne sofraya gelemez mi bu  sevimli görüntü uğruna?


Boyner Home da ve Mudoda bu tarz desenli kupalardan gördüm, 1 ocak sabahı enfes bir kahve için harika bir seçim bence..Ya da belki de hani kar falan da yağarsa o gün mis kokulu bir salep için..


yılbaşına 3-5 kala






Yılbaşına az kaldı..Evet kabul ediyorum, tüketim çılgınlığı vs vs.. Ama elimde değil seviyorum ben yıl  başlarını..Tatlı telaşını, sokaklarda ışıklandırılan ağaçları , minik hediyeleri, hatta  hediyeden daha çok hediye paketlerini,cicibici süsleri , evi süslemeyi...seviyorum.Yok bilmemkimin Noel iymiş, bize empozeymiş falan fıstık hiç umrumda değil.Bana kalsa ben tüm dinlerin bayramını seyranını kutlarım, bana zaten her gün bayram..

E bir de her birşeyin baskısını alıp durmayı sevince kaçınılmaz son aşağıdaki gibi oluyor:)

Ben bayıldım bunlara, belki başka deliler de vardır dedim;)


http://www.tipjunkie.com/printable/

http://www.weebirdy.com/2010/12/free-wee-birdy-christmas-gift-tags-to-download-1.html

http://burdart.blogspot.com/2009/11/free-printable-artist-made-gift-tags.html

http://www.craftionary.net/2012/11/100-best-christmas-ideas-free-printables-2.html

http://propertyofkelly.blogspot.com/2010/12/christmas-owls-gift-tags-freebie.html

http://blog.emeals.com/2011/12/3956/

2 Aralık 2012 Pazar

topkek süsleri

Kendimi bildim bileli kağıt işlerini pek severim.. El işi kağıtlarından zincirler, çeşit çeşit etiketler, yapıştırmalar..ilkokulda  o meşhur okul alışverişi için uykusuz kalırdım heyecandan.. yatağın altına konulan poşetler içindeki defterleri,kap kağıtlarını,kalemkutuyu çıkarır çıkarır bakardım günde kimbilir kaç kez.. 33 yaşına geldim, hala bir kırtasiyeden bir şey almadan çıkabilmişliğim yok:)

Neyse, günlerdir nette yaptığım tek şey "free printables" google lamak ve bulduklarımı kaydetmek, artık bu kadar çok şeyi ne yaparım bilmiyorum:)
Elimde şükran günü, Hallowen vs ye dair bile bir arşiv oluştu, efferim bana.Bari azıcığını olsun paylaşayım burda, belki benim gibi bu işim delileri vardır.

Kaynaklar resimlerin üzerinde yazıyor, daha neler var neler..


Yılbaşı hediyesi olarak pişirilmiş enfes kokulu bir topkeke iliştirsek güzel olmaz mı bu ikisi?




17 Kasım 2012 Cumartesi

caddeden sokaklara




özlem tuhaf şey..
bir insanı özlemekse en tuhafı..tarifi imkansız..özledim desen.. yetmiyor..
burnunda tütmesi..tuhaf..

zaman ve mekan tuhaf şey..senin için yüzlercesinden biri olan bir sokak benim içimi titretiyor.senin için herhangi olan ağaç benim ruhumda yara...bu çalan müzik, herkese aynı hissi yaşatıyor olamaz..

gül parkına kış geldi .. kimbilir kaçıncı kez.. sen yoksun.

ölümden sonra hayat olmalı mutlaka..dünya gözüyle değilse de son bir kez sarılmalı ,insan sevdiklerine..gözünde yaşla andıklarına.

"bir kömür dumanıyle tütsülendi akşamlar
gurbete düşmüşlerin başına düştü damlar..."

25 Ekim 2012 Perşembe

3 idiot



Abartmıyorum , izlediğim en en en iyi filmlerden biri bu. Ne acı ki, hayallerimizin çoğalması gereken yer olan okullarda yontuluyoruz, köreltiliyoruz, tektipleştiriliyoruz. Azıcık fazla "sorarsan" arkadaşların ya da öğretmenlerin bir tuhaf bakmaya başlayıveriyor sana.. yüksek notlar getirdiğin sürece başarılısın.kendine ne kattığın çok az kişinin umrunda.bunları neden öğreniyorum cümlesi ben öğrenciyken de çok popülerdi şimdi de..
Söylenecek hem çok şey var hem de malesef artık söylemek çözüm değil..İzleyin.. okula giden çocuğunuz varsa kesinlikle izleyin.

not: Film, hemen her Hint filminde olduğu gibi danslı müzikli..hani sonra demedi demeyin.:)
hazır havalar yağmurluyken, sıcacık bir çay alın , sarılın battaniyelere, izleyin..

22 Ekim 2012 Pazartesi

güz

Yılbaşı ocak 1 değil benim için.. kesinlikle eylül..okul odaklı bir ömür için hep aynı sanırım..
eylülde başlar bende yeni sene telaşları, yeni umutlar eylülde, planlar eylülde..





renkleri ve kokuları damıtabilmek mümkün olsaydı keşke.. belki bundandır sanata sevdam benim..kimbilir..

fotoğraflar: niloş

11 Ekim 2012 Perşembe

eylül bitmiş

Şimdi benim en sevdiğim ay bitmiş..Canımın doğduğu, yüreğimin arındığı ay, bitmiş..
eylül tarihli bir yazı bile yazamadım.
bugün caddelerdeki ağaçlara bakınca birden gelmiş dedim bu sene güz.. bu yapraklar bir gecede mi sarardı kızardı..içime doya doya çekemedim bu güz..
yağmura uyandım bu sabah.kahvem yoktu, çayım yoktu, bir müzik kulağımda sadece, kafamda bin soru, bin telaş..
sakin kalmaya, içimde esen rüzgarı korumaya çabalıyorum.

6 Eylül 2012 Perşembe

digitürk plus

Bu bir reklam postudur, herkes bilsin duysun.Ama elimde değil, bunu paylaşmam lazım..

Çocuklu ailelerde hayat eskiye göre bambaşka malumunuz.. İstediğiniz kadar "rahat" olun istediğiniz kadar "kolay" bir çocuğunuz olsun, çocuk olduktan sonra eski alışkanlıklarınızın çoğu birer lükse dönüşüyor.
Bunlardan biri de televizyon, film vs izlemek.
Bizde olay 1 sene önceye kadar şöyle gerçekleşiyor(du):

Akşam 8 -9 gibi çocuk yatırılır, sonunda karı koca bir başbaşa kalınır, iki sohbet edilir ve birlikte bir şeyler izlemeye karar verilir. (Diyelim ki dizi olsun)Dizi başlar ve 15 dk sonra içerden bir ses gelir. Hooop koştur koştur yanına gidersiniz bebeğin, emiyorsa emzirilir emmiyorsa pışpışlanır vs vs.. Ama sonuçta her şekilde dizi bırakılır ve çocuğun yanına gidilir. E tabii dizi sizi beklemez, geldiğinizde eşiniz size olanları anlatmaya çalışır, o esnada birşeyler daha olur. Tam anlarsınız çocuk bir daha uyanır..Bir zaman sonra tadınız kaçar ve vazgeçersiniz.

İşte Digitürk plus tam da bunun için var!

Digitürk reklamlarını her kime hazırlatıyorsa artık, o kişilerin çocuğu olmadığı kesin. Çünkü çocuklu aileler için tam bir ilaç olan bu hizmet nasıl olur da sadece dizilerin başında "digitürk plus ınız varsa bu diziyi geri sarabilir durdurabilir kaldığınız yerden tekrar izlemeye devam edebilirsiniz" gibi saçma sapan amaçsız bir şekilde lanse edilir anlamak mümkün değil.Bu cümleleri ilk duyduğumda tek düşündüğüm şey "ne diye bunu yapayım ki allahaşkına "olmuştu. Çünkü o zamanlar evde tv izlerken bölen bir çocuk yoktu, ihtiyaç yoktu velhasıl.Sonra geçen sene eylül ayında yine "kampanyalar hakkında bilgi vermek için aramıştım" telefonlarından birini tam kapatıyordum ki karşıdaki kişi bana "ancak aboneliğiniz sona ermek üzere, bir seçim yapmanız lazım" gibi birşeyler söyledi. He he laf ağızdan bir kere çıkar şeklinde gene de kapadım telefonu ve sonra digitürke ben ulaşmaya çalıştım.(Müşteri hizmetlisine bağlanmak apayrı bir yazı konusu olabilir, tüm şirketler için. )Ulaşınca da bilgi almanın dibine vurdum ve çok da komik bir fiyata(9.90) plus hizmetini satın aldım. O gün bugün vallahi de billahi de hayatımız değişti:)

Faydaları şöyledir efendim:

1. Hürrem i izlemeye 9 da değil 10 da başlarsınız, hiç reklam izlemeden(reklamlarda ileri sara sara) 11,5 gibi bitirirsiniz diziyi. Hem 1 saat kazanırsınız hem de reklamlardan kurtulursunuz.
2.Sevdiğiniz dizileri kaydeder ne zaman isterseniz o zaman izlersiniz. Bu dizinin tüm bölümlerini kaydet süper bir seçenek, 3 gün tatile gidersiniz, döndüğünüzde kayıt listenizde 10 tane dizi olmuştur sizi bekleyen.
3.İstediğiniz filmi kaydeder, canınız ne zaman isterse o zaman izlersiniz.Ben genelde bir filmi 2 günde bitiriyorum.
4.Siz bir kanalda bir şey izlerken aynı anda başka kanalda da iyi bir şey varsa, onu kaydeder, sonra izlersiniz.
5.Kayıt yapmak için evde olmanıza gerek yok, iphone digitürk uygulamasından kayıt yapabilirsiniz.
Örneğin cuma akşamları yalan dünya başlayacağı sıralarda biz hep dışarıda oluyorduk ve hoop 2 saniyede kaydet gitsin, eve gelince de mis gibi reklamsız izle.Tabii aynı şey tatilde olduğunuz zamanlar için de geçerli.

Velhasıl faydaları saymakla bitmez..

Bu kadar övgüden sonra eleştiri ve önerilerimiz de sıralayalım efendim digitürk'e

sevgili digitürk;
1. eskisi kadar iyi dizi, film içermiyorsun. Ligte yaşananlar seni kötü etkiledi biliyoruz ama bu kadar da olmaz dediğimiz oluyor.
2.Adını bile unuttuğum şu hizmet- hani film satın alıp izliyorduk- , işte ordaki filmler de çok kötü bence , değil para verip izlemek, bedava olsa yine açmam.Hatta bence kaldırın gitsin ya bunu, netten film indirip izleyen bir kuşak var artık karşınızda( nasıl hiç üşenmiyorlar bununla uğraşmaya bilmiyorum)Bunun yerine dizi sezonlarını parayla satın. İşte mesela how i met your mother 1 sezon satın al, 4,99 gibi;) Alalım sezonu, istediğimiz zaman izleyelim, izlediğimiz bölüm silinsin kendi ya da silinmesin yahu kime ne zararı var:) ( netten film indiren kuşak dizi indiremez sanki,kendi içinde çelişen bir istek oldu bu, olsun, keyif benim değil mi isterim isterim.)
3. Kayıt menüsünde filmler çok geniş bir yelpazeyi içeriyor. Oysa ben bu ay digitürkte olan romantik komedi, aksiyon vs filmleri ayrı ayrı listelenmiş şekilde görebilmek ve daha kolayca kaydedebilmek istiyorum.
4.Diyelim ki bir filmi beğendim(beğen butonu olsun o zaman), digitürk bana hemen o ay buna benzer beğenebilceğim diğer filmleri de önersin. Bunu sevdiysen bunları da seversin tarzı bir hizmet.
5. Beğen butonu demişken , digitürk iphone uygulamasına koy bir facebok butonu, bir tıklayalım "niloş digitürk bilmemkaçıncı kanalda bilmemneyi izliyor" diye durum güncellemesi çıksın facebook sayfamızda. Olamaz mı olabilir?
6.Filmlerin konuları daha ayrıntılı yazsın. Bıktım artık imdb den bakıp durmaktan bu ne ki bu ne ki diye.
7. Film kuşakları oluşturulsun. İşte mesela bu hafta her akşam 9 da şu yönetmenin filmleri ya da şu oyuncunun oynadığı filmler gibi..
8. Sözlerimi kaale alın ve çocuklu aileleri hedef alan bir digitürk plus reklamı döndürün allahaşkına,herkes sebeplensin şu süper hizmetten.
not: bu istediklerimden biri ya da bir kaçı zaten varsa, o zaman daha iyi reklam yap, haberimiz yok çünkü;)
Tesekkürler, sevgiler;)

2 Mart 2012 Cuma

çocuk yetiştirme işleri II

Çocuk yetiştirmek tuhaf bir iş.. Aslında siz hiç bir şey yapmasanız da büyüyor çocuk.. Görüyoruz işte hepimiz, milyonlarcası oyun oynamadan, annesi babasıyla "keyifli" zaman geçirmeden hatta bazen bunların ne olduğundan habersiz ve hatta bazen malesef anasız babasız yarı aç yarı yok büyüyor..yol kenarlarında görüyorum minnacık bebeler,annelerinin kucaklarında sarılmış sarmalanmış, buz gibi havada.. belki diyorum binlercesine göre bu çocuk şanslı bile..

hayat bu denli acımasız işte..ben oğluma sadece beğendiğim için ikinci bir montu almak için arabayı park ederken soğuktan sokakta kaval çalan babasına sarılmış bir çocuk görüyorum, dünyam alt üst oluyor.herşeyden vazgeçiyorum..

tüm bunları görmek, yaşamak insanı kendi dünyasından çıkarıp alsa da bir kaç dakikalığına ya da belki bir kaç günlüğüne hftalığına hepimiz dönüyoruz içimize kısa süre sonra..ben bunları yazarken binlerce çocuk annesiz kalıyor ya da binlerce anne çocuksuz..kimbilir hangi sebeple..

ateş malesef hep düştüğü yeri yakıyor gerçekten de.malesef.. kapılmış gidiyoruz..

çünkü biraz da başka türlü yaşanmıyor hayat..öyle acıyla dolu ki aslında dünya dediğin yer..gözyaşın hiç dinmez, çıkamazsan içinden..

işte bu yüzden ;tüm bunları bilerek ,yaşamaya mutlu olmaya çabalıyorum ben de her insan gibi..mutlu bir hayat sunmaya çalışıyorum oğluma her anne gibi.. yediğini içtiğini gördüğünü konuştuğunu geçirdiği her anı önemsiyorum..içime içime çekmeye çalışıyorum birlikte geçirdiğimiz her anı
"yaşanmış güzel anların toplamıdır hayat " gibi bir şey okumuştum sanki bir yerlerde. tam da o yerdeyim bugünlerde.