30 Ocak 2012 Pazartesi
oğlum 1 yaşında
hep hayal ettiğim gibi,anı evlendiğimiz gün gibi,ankara karlıydı gün de..
hazırladılar beni,içeri aldılar,kocam da geldi 1-2 dk sonra ameliyat önlüğü giyinmiş halde..eli elimde,yüreği yüreğimde..biz hemşireyle konuşurken başladı mı, şimdi ne oluyor vs diye henüz temizliyorlar sadece dedi bize..ve aniden bir ses duyduk..bebek doğdu,saat 08.10!!
o an..işte o an..
oğluma kavuştuğum an..
anne olduğum an..
bir bütün,bir aile olduğumuz an..
işte o an..
tam 1 sene önce bugün..
tanrım sana upuzun ,sağlık dolu,neşe dolu,huzur dolu,aşk dolu,heyecan dolu bir ömür versin oğlum..
mutlu bir hayat geçirmen için ben elimden gelen herşeyi yapacağım...
seni çook seviyoruz..
1 Ocak 2012 Pazar
ilk adım ilk anne
28 Aralık 2011 Çarşamba
emziren anne diyeti 2(bebeği 9 aydan büyük olanlar)
Bu yüzden de beslenme programındaki besinler azalıyor da azalıyor:)
Bebeği artık ek gıdaya alışmış olan ama emzirmeye devam eden anneler için örnek beslenme program:
sabah:
1 adet haşlanmış yumurta=20 gram kaşar peyniri
1 ince dilim beyaz peynir(30 gram) = 20 gram tulum peyniri
1 yemek kaşığı bal ya da pekmez
2 ince dilim tam buğday ekmeği(50 g)
Sınırsız domates salatalık biber
ara: 1 porsiyon meyve=1 büyük mandalina=1 portakal=1 küçük muz=3 kayısı=1 küçük elma=1 kivi + 1,5 galeta=3 adet eti form karışık meyvalı =3 adet tam tahıllı kepekli bisküvi
öğle:2 köfte kadar kırmızı et(60 g)=120 g tavuk göğsü=1 adet tavuk pirzola=1 adet iglo somon fileto + 2 yemek kaşığı yağsız makarna=2 yemek kaşığı bulgur pilavı=4 yemek kaşığı susuz baklagil yemeği + 4 yemek kaşığı az yağlı susuz sebze yemeği + yarım su bardağı yoğurt+2 ince dilim tam buğday ekmeği
ara: 1 çay bardağı leblebi=1,5 adet galeta +1 bardak ayran
ara:2 adet galeta+4,5 adet eti form pirinç ve mısır patlağı +1 porsiyon meyve
akşam:1 kase çorba=4 yemek kaşığı yağsız makarna=4 yemek kaşığı bulgur pilavı + 2 köfte kadar kırmızı et(60 g)=120 g tavuk göğüs eti=1 iglo somon fileto=140 gram hamsi ızgara/buğulama=120 gram balık ızgara + 4 yemek kaşığı sebze yemeği+ yarım su bardağı yoğurt+ 1 ince dilim tam buğday ekmeği
Bebeği ek gıdaya başlamış olan her anne yukarıdaki listeyi 10-15 gün-bir heves- yapıcak daha sonra her öğünde çorba+sebze+.... hazırlamaktan sıkılıp yavaş yavaş öğünleri atlamaya başlayacaktır.Tıpkı benim gibi:)
Bu yüzden de hazırlaması/uygulaması daha kolay bir liste daha:
sabah:aynı- bu arada bal yerine 5 adet zeytin tüketebilirsiniz. Siyah zeytin olayı malum,piyasada bir çok marka daha parlak görünsün diye siyah zeytini bir çeşit kiyasalla "cilalıyor". Bu yüzden ya çok güvendiğiniz bir yerden edinin siyah zeytini- rengi soluk siyahtan çok koyu mor gibi- ya da siz iyisi mi yeşil zeytin tüketin.
Bu arada hergün aynı şeyleri aynı şekilde yemekten sıkılırsanız diye bir kaç kahvaltı alternatifi:
- yumurta tüketmeyip onun yerine kaşar ve beyaz peynirli tost yapabilirsiniz.
- bir dilim ekmeğin üzerine kaşar ve bol domates koyup fırınına atın 10 dk, diğer diliminiz de yumurta ve diğer malzemelerle tüketin.
- Hiç yağ kullanmadan istediğiniz kadar domates ve biberle tek yumurta kullanarak mis gibi bir omlet yapın.
ara:aynı
öğle:1 kase çorba=4 yemek kaşığı bulgur pilavı=4 yemek kaşığı yağsız makarna=8 yemek kaşığı susuz baklagil yemeği(baklagillle birlikte limon,yeşil biber tüketin bol.) +8 yemek kaşığı susuz az yağlı sebze yemeği +yarım su bardağı yoğurt(yoğurtlu makarna da mis mesela)+2 dilim tam buğday ekmeği(50 g)
ara:14 tane çubuk kraker+3/4 su bardağı ayran
ara: 2 galeta=4,5 eti form pirinç mısır patlağı= 1,5 en büyük boy su bardağı ile yağsız patlamış mısır+1 porsiyon meyve
akşam:2 yemek kaşığı yağsız makarna=2 y.k bulgur pilavı+4 köfte=120 et=120 g tavuk göğüs eti ya da but=2 adet iglo somon=25* gram hamsi tava,buğulama=250 g balık ızgara +yağsız salata+yarım su bardağı yoğur+1 ince dilim tam buğday ekmeği
gece:1 porsiyon meyve+yarım su bardağı yoğurt
bonus: haftada bir akşam hani olur bebeğiniz izin verir de eşinizle film keyfi yapacak fırsatınız olursa gece öğünü ile patlamış mısır öğününü yer değiştirebilirsiniz.böylece ayaklarınızı uzatıp,eşinizle koyun koyuna bir film+patlamış mısır sefası yapabilirsiniz:)
emziren anne diyeti 1(bebeği 4-9 aylık olanlar)
Beslenmenin çok çok çok önemli olduğunu, herhangi bir hastalık vs durumunda kişilerin zayıflamaya doktor kontrolünde, gerekli tahlil tetkikleri yaptırarak başlaması gerektiğini anımsatmak isterim. Paylaşacağım beslenme programları sadece bir fikir vermesi için...İşte bebeği 4-9 aylık ( bebeği hala aktif biçimde emen, beslenmesinin büyük bölümünü emerek sağlayan)olan, emziren anneler için örnek beslenme programları:
örnek 1:
kahvaltı: 1 adet haşlanmış yumurta+1 dilim (30 g) yağsız beyaz peynir ya da 20 g tulum peyniri+3dilim(75 g) tam buğday ekmeği+1 tatlı kaşığı zeytinyağ+3 seytin+snırsız domates salak biber
ara:1 bardak süt+ 7-8 badem+ 5 hurma
öğle:4 yemek kaşığı etsiz sebze+2 adet tavuk pirzola=1 tatlı kaşığı yağ ile yarım göğüs=1 adet baget but=5 adet köfte+ 2 dilim tam buğday ekmeği+ 2 kepçe çorba =6 yemek kaşığı bulgur pilavı=4 yemek kaşığı yeşil mercimek yemeği
ara:1 bardak süt+ 7-8 adet badem ve ya 4 yemek kaşığı yoğurt+1 dilim ekmek
ara:50 gram leblebi+ 1 adet elma
akşam:4 yemek kaşığı etsiz sebze+2 kepçe çorba+2 dilim tam buğday ekmeği+4 yemek kaşığı yoğurt+sınırsız yağsız salata
ara:1 dilim beyaz peynir+1 dilim ekmek(25 g)+1 adet elma
lohusa anneye beslenme önerileri

- 9 ayda gelen 9 ayda gider mottusunu benimseyin ve hamilelikte aldığınız kiloları hızlı bir şekilde vermeye çalışmayın. Öncelik her zaman olduğu gibi bebekte ve emiyorsa hala içinizde gibi sizden besleniyor demektir,unutmayın.
- Hızlı şekilde kilo verdiren çeşitli diyetlere öncelik vermeden öce beslenmenizi düzenlemeyi tercih edin, hiç olmadı son çare olarak bunları denersiniz zaten.Yani ne bileyim bir hafta nerdeyse aç gezeceğimize 2 hafta beslenmenize dikkat edin.
- Doğumdan sonra ilk 3 ay diyet uygulamayın- diyetisyen kontrolünde bile.
- Bence bebeğiniz ek gıdaya başlamadan(7. ay) beslenme programına başlayın ve bir düzen oturtun, en azından 6-7 kilo vermiş olun. Çünkü ek gıdaya başlayınca kendinize ayırdığınız zaman dilimi gün be gün azalıyor. Eskiden bebeğinizin beslenme ihtiyacını sadece emzirerek hallediyordunuz, yemek hazırlamak vs zaman alan bir iş değildi. Ancak 7. ayda işin rengi değişiyor. Mutfak bir çeşit savaş alanına dönüşüyor. Rendelenen meyveler, yerlere atılmış minik köfteler vs vs.. Bebeğinizin beslenmesi öyle merkeze oturuyor ki bazen sofrada ne yediniz ne yemediniz anlayamıyorsunuz bile.
- Tabii ki deliler gibi su için. Günde 3-4 litre! Hem bol bol sütünüz olur hem de zayıflamanıza yardımcı olur.
- Kalsiyum yönünden zengin süt,yoğurt, peynir gibi besinleri mutlaka tüketin.(tabii bebeğinizin dokturu aksini belirtmedikçe)
- Her gün 1 adet yumurta, 1 porsiyon etli sebze yemeği ve ya kurubaklagil tüketin.
- Kurubaklagil yemeklerini ve bulguru C vitamini açısından zengin portalak,limon ,yeşil biber,taze soğan gibi besinlerle tüketin. ( Mercimek çorbasına boşuna limon sıkmıyoruz yani;)
- Yemeklerinizde mutlaka iyotlu tuz kulllanın,tuzu yemeğin pişmesine yakın ekleyin.
- Kuru meyve ve kuru yemişler yoğun enerji verirler ve kalsiyum demir açısından zengindirler, abartmadan tüketilebilirler;)
- Çay mümkün olduğunca az içilmelidir-malum kansızlık belası. Bu benim için e zor maddelerden biri,unuudum yitirmedim bir gün bir bilim adamı çıkıp diyecekki senelerdir insanları boşuna çaydan mahrum ettiniz, aksie şuna buna iyi geliyor,kansızlıkla da alakası yok;)
- Çay içmeyim de ne içeyim diyenlere cevap: ıhlamur,papatya,rezene,kuşburnu yani her çeşit bitki çayıiçin.. yaşadığınız yerde starbucks varsa kafeinsiz kahve ile yapılmış latte için, yoksa kendiniz evde yine kafeinsiz kahve ile süt kulllanarak kahve yapın,için sıcacık..
burda hemen en sevdiğim bitki çayının tarifini vereyim:ıhlamur, elma kabuğu, ayva kabuğu(bunları gidip almayın sakın ha, meyve soyduğunuzda aranları koyun gitsin),çubuk tarçın, karanfil, minik parça meyan kökü, azıcık toz zencefil. mis misss..tabii damak zevklerimiz benzerse;)
- Şeker yerine pekmez kullanın, şeker dediğiniz nerdeyse bir kimyasal,hem zararlı hem de boş enerji kaynağı.
- Sigara ve alkol kullanmayın.
- Doğum sonrası kilolarınızla kafayı bozmayın. Bizim toplumumuz çok acımasız. Her doğum yapmış kadına yine kadınların yaptığı can sıkıcı "espri"ler var: "aa birini içerde mi unuttular, aaa sen daha doğum yapmadın mı" gibi gibi.. Bunu neden yapıyorlar bilmiyorum. Bir de " bir an önce kilo ver, bak eşinin de sana ihtiyacı var" gibi zırvalayanlar varmış ki iyi ki bana denk gelmediler.Diğer uçta da bu kiloları hiiiç önemsememe ve hatta benimseme durumu var, o da ayrı bir vaka. Diyeceğim o ki..Ne o uçta olun ne bu.. Yavaş yavaş , dikkat ederek kilolarınızdan kurtulun ama bunu hayatınızın merkezine koymayın.
- Etrafınızdakilerin tatlı, helva zart zurt süt yapar, sütün çeker gibi zırvalıklarına taviz vermeyin.
- Tabii ki abur cubur yemeyin.
Yazmak kolay,uygulamak zor:)
doğumdan sonra kilo ver(eme)me
Aslında hemen her kadın gibi ben de yaşadığım kadarlık ömrümde hep üzerimde olan 5 kilo fazladan şikayetlendim durudum. İşin ilginci 57 iken de bence 5 kilo fazlam vardı 65 iken de:) Sanırım göze alışıyor birşeylere,şimdi kendimi 52 kilo hayal bile edemiyorum:)

Bebek sahibi olduktan sonra başka bir çok konuda da olduğu gibi bu konuda da eskiden sadece şımarıklık ettiğime karar verdim. Benim kilo fazlam falan yokmuş, mis gibiymişim işte.Tekrar o hale dönsem bana yeter(şimdilik).
Neyse ; gelelim bu bebek sahibi olma sürecinde alınan kilolara.Hamilelik boyunca dikkat ettim ettim ettim ettim.. ve sonraaa.. doğuma sadece 3 hafta kala izne ayrıldım!işte ne olduysa orda oldu! Allahım bir keyif bir keyif.. Benim gibi çok afedersiniz eşek gibi çalışmaya alışmış biri için 3 hafta ne demek biliyormusunuz??Hemen Tunalıdaki çok gizli korsan cd cime gittim, bir dolu film, dizi aldım.Hamileliğin son dönemi sıkıntılıdır falan derler, benim bunu düşünecek ya da irdeleyecek lüksüm olmadı hiç açıkçası, tabii ki koskoca bir göbekle 8 saat ders anlatmak zordu, ter içinde nefessiz kalıyordum bazen ama, yapılacak bir şey yok, karşımdakiler de birinin gözünün nuru evladıydı ve hazırlandıkları bir sınav vardı..Neyse efendim;e zaten mutluluk hormonlarım tavan yapmış, yayıldım tv nin karşısına bütün gün,bir elimde damak diğer elimde koca bir kova dolusu patlamış mısır yedim allah yedim. Ha bu arada işle ilgili yaşanan bazı şeyler azıcık bir tansiyon problemi yarattı ve jinekoloğum da bebeğin kilo alımı yavaşladı, bol bal vs tüket dedi mi. Al sana bahane:) Yedim de yedim arkadaş( hala hiç pişman değilim). Sonuç: son 3 haftada alınan 7 kilo!! Al buyur burdan yak:)
Etrafımdakiler " aa hiç üzüle zaten bebekle bir suyu bilmemnesi 8-10 kilosu gider bunun" dediler. Cık. Külliyen yalan. Gitmedi arkadaş, hatta tartıya göre bebeğin tamamı bile çıkmadı içimden. Zaten hala bir şişşiş böyle, ödemi atamamış tabii beden.. Neyse ilk 3 ay oydu buydu derken ödem indi,az daha hafifledim sanki ama... hala 13 kilo fazla vardı!Yine etrafımdakiler "emzirirken kiloların kendiliğinden gidecek, sen hiç dert etme bunu, yemene bak" demişti. Ben de yememe baktım.Bir allahın kulu da çıkıp emzirirken iştahın da çok açılacak ama demedi yahu,olacak iş değil. İşte o günlerin birinde nutella kavanozuyla olan ilişkimiz başladı. Gece gündüz tenhalarda buluşuyorduk, gizli gizli sevişiyorduk resmen. Sonuç: + 2 kilo! Oğlum 4 aylık olduğunda ve gaz denen illeti artık nerdeyse tamamen aştığımızda resmen yüzüm gözüm açıldı ve aylar sonra bir aynaya bakabildim.Rezalet! O günlerde gittiğim iç hastalıkları doktoru da başka bir sebepten bir diyetisyenle görüşmem gerektiğini söyleyince.. ver elini -diyet değil -beslenme programı.( diyete diyet deyince kızan bir diyetisyene gittim evet,az asabi ama işinde süperdi)
Bazıları diyetisyenlerin herkese aynı listeyi verdiğini diyetisyene para vermeye gerek olmadığını söylüyor. Belki bir açıdan doğru. Ama işin açığı bazen de o verdiğiniz para sizi disipline ediyor. İşin püf noktalarını kaptıktan sonra aylarca para dökmeye gerek yok azıcık oto kontrol sağlayabiyorsanız.( tabi çoook uzun soluklu programlarda insanın kendini disipline etmesi çok zor, kendi kendine 80 kilo veren bir insan olamaz bence)
Hey allahım altı üstü bir diyet listesi yazıcaktım şuraya, her zamanki gibi uzattım da uzattım. Neyse; onu ayrı bir konu yapayım bari.
Ha bu arada böyle ahkam kestiğime bakmayın, ben yine diyetteyim, hala 5 kilo fazlam var doğumdan kalan. Bi de doğumdan önceki 5 kilo. poff:)
13 Aralık 2011 Salı
ek gıdaya başlarken

9 Aralık 2011 Cuma
ilk kar

iki adım ötemde çamlara düşerken musmutlu kar taneleri ben de gülümsedim sebepsizce.. oğlumu düşündüm..doğduğu günü anımsadım,evlendiğimiz günü anımsadım..kar bana hep mutluluk getirdi, hep karşılık verdi sevgime..
favori oyuncaklarımız 0-6 ay
İlk aylarda oyuncak diye tanımlanan şeyler ilginç aslında:
Tiny Love Çift Taraflı Yatak Kenarı Kitabı: Oğlumun gazla geçen ilk üç ayında yegane "oyuncak"larından biriydi bu.Siyah- beyaz - kırmızı olan tarafı henüz net göremeyen ve ancak kontrast renkleri algılayabilen bebekler için düşünülmüş,ben de çok sevmiştim oğlum da:)
Tiny Love Tekmele Oyna Oyun Halısı: İşte en en en sevdiğim, bana azıcık nefes aldıran, bakıp bakıp ne var ki bunda bebeğin ilgisini çekecek dediğim, oğlumun mutluluk çığlıklarıyla şaşkına döndüğüm ca'nım oyuncak:) Her bir oyuncağıyla tek tek oynadı,her birini ayrı ayrı sevdi. Arada başka oyuncaklar astık üzerine..Hele o kıytırık yaprak yok mu yaprak..Ah ah neler borçluyum ben o yaprağa,gönül borcum var resmen.O yaprakta ne bulduğunu hiç anlamadık ama bir kurtarıcı gibi onu nereye gitsek yanımızda taşıdık. Sonuçta oğlumuzun Yaprak adında birine aşık olacağına kanaat getirdik:) İlerleyen zamanlarda bu ismin aslında bizim aşk hikayemizde de bir rolü olduğunu farketttik,daha önce nasıl oldu da aklımıza gelmedi dedik, hani bir de kızımız olursa bir gün onun adını Yaprak koyarız diye düşündük ama neyseki gün geçtike gözümüz korktu bu fikirden ve tümünden vazgeçtik:)
Çıngıraklar-Diş Kaşıyıcılar:El-göz kordinasyonu, sağ el -sol el kullanımı için pek bir önerilen oyuncaklardan çıngıraklardan piyasada onlarca çeşit var. Biz de sıkıldıkça yenisinin denedik,çoğunu dişledik.Bazıları tahta bazıları plastik türevi bunların. Ben bir kaç kez tahta olanlardan almaya teşebbüs ettim, daha sağlıklı oldukları için, ama..içime sindiremedim. ağır geldiler,kafasına gözüne çarpıp durduğu şeyler daha hafif bir materyal olsun istedim.Bir de tabii bunlarda çeşit çok daha azdı(arz-talep) ve renkler vs diğerleri kadar göz alıcı değildi. Velhasıl elimden geldiğince bpa0 olanları tercih edip tahta olanlardan almadım.Pişman değilim;)
Playgro Titreyen Zürafa: Oğluşun ilk aylarında en en en sevdiği oyuncaklardan. Bunun ayaklarında ne bulduğu hakkında en ufak bir fikri yok, dakikalarca bir o yanına bir yanına bakıyor,çekiştiriyordu.Oğlumun Zülfü'sü, kuzenine de Zülfiye olarak hediye edildi:)
Bizim en sevdiklerimiz bunlardı. Şimdi arada bir görünce hüzünleniyorum..
8 Aralık 2011 Perşembe
ferzan özpetek
Eğer; bir çekilişten istediğim bir yönetmenin filminde miniminnacık da olsa görünebilmek gibi birşey kazansaydım (nasıl bir çekilişse artık o) seçimim Ferzan Özpetek olurdu.Bazen bir filmini izlemeye başlıyorum ve inanın 10 dakika bir tahammül edemeden kapatıyorum. (Mükemmel Bir gün ve Cahil Periler tam da böyle oldu mesela)Aylar sonra ya da ne bileyim bazen sadece 1 gün sonra filmi tekrar başlattığımda.. Aman tanrım! Kayboluyorum içinde!Ferzan Özpetek filmlerini fazla kişiselleştiriyorum ben,belki ondandır. Bir gizli mesaj arıyorum içlerinde, bir ortak yan arıyorum. Copyrighted mavi pencereli ev 2009. All rights reserved. Powered by Blogger
Blogger Templates created by Deluxe Templates
Blogger Templates by Blogger and Blogger Templates